Bugün; Türk ve dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 18 Mart Çanakkale Zaferi ile kutsal vatanımız için canlarını sakınmadan feda eden şehitlerimizi anmanın onurunu yaşamaktayız.
İstiklal Savaşında elde edilen zaferin adeta bir "ön sözü’’ ve başlangıcı olan Çanakkale zaferi, milletimizin tarih boyunca kazandığı en parlak zaferlerden ve en büyük kahramanlıklardan biridir. Fedakârlığın doruk noktasına ulaştığı bir var olma mücadelesi olan Çanakkale Zaferi, tarihten silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve imkansızlıklara rağmen, vatanını canı pahasına nasıl savunduğunu bütün dünyaya göstermesi bakımından tarihi bir öneme sahiptir. 
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur” sözlerinde ifade bulan bu zafer, aynı zamanda Mehmetçiğin vatan ve millet sevgisinin de ölümsüzlük eseridir.
Üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu vatanı, bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, vatan sevgimizin, birlik ve bütünlüğümüzün simgelerini gönlümüzde yaşayan aziz şehitlerimize borçluyuz. Onların, vatan ve millet için yaptığı fedakârlığın değeri, hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar yücedir.
Bu duygu ve düşünceler ile 18 Mart Çanakkale Zaferinin kazanılması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bu günlere gelmesini sağlayan başta büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.